Yurt dışı · İtalya
İtalya'da Gezilecek Yerler: Roma, Floransa, Venedik ve Toskana Kasabaları

İtalya'ya ilk kez gidiyorsanız rotanın omurgası genellikle dört duraktan oluşur: antik Roma için Roma, Rönesans için Floransa, kanallar için Venedik ve aradaki Toskana kasabaları (Pisa, Siena, San Gimignano). Zamanınız varsa güneyde Napoli ve Pompeii, kuzeyde Bologna bu tabloyu tamamlar. Aşağıda her şehirde neyin gerçekten görülmeye değer olduğunu ve kısa bir programda nelere öncelik vermeniz gerektiğini bulacaksınız.
Roma: açık hava müzesi gibi bir başkent
Roma'da yürüdüğünüz her sokak bir dönemden ötekine geçiş gibidir. İlk gün için öncelik listesi kısa ve nettir:
- Kolezyum ve Roma Forumu: İmparatorluk döneminin kalbi. Forum'un kalıntıları arasında yürürken senato binasını, tapınakları ve zafer takının izlerini görürsünüz.
- Pantheon: Kubbesinin ortasındaki açıklıktan giren ışıkla, antik dünyadan bugüne oldukça sağlam ulaşmış yapılardan biri olarak anılır.
- Trevi Çeşmesi ve İspanyol Merdivenleri: Akşamüstü yürüyüşü için birbirine yakın iki durak. Çeşmeye arkanızı dönüp bozuk para atma geleneği hâlâ çok yaygın.
- Vatikan: Teknik olarak ayrı bir devlet olsa da Roma'nın içindedir. Aziz Petrus Bazilikası ve Sistina Şapeli'ni içeren Vatikan Müzeleri genellikle uzun kuyruklar demektir; ziyareti önceden planlamak önemlidir.
Roma'yı yalnızca anıtlarla sınırlamayın. Trastevere mahallesinin dar sokakları ve küçük meydanları, şehrin gündelik yüzünü görmek için iyi bir akşam seçeneğidir.
Floransa: Rönesans'ın doğduğu şehir
Floransa küçük, yürünebilir ve yoğun bir şehirdir. Tarihi merkezin büyük kısmını yaya olarak gezebilirsiniz.
- Duomo (Santa Maria del Fiore): Brunelleschi'nin kubbesi şehrin simgesidir. Yanında çan kulesi ve vaftizhane aynı meydanda toplanır.
- Piazza della Signoria ve Palazzo Vecchio: Heykellerle dolu açık hava galerisi gibi bir meydan.
- Ponte Vecchio: Üzerinde kuyumcu dükkânlarının sıralandığı tarihi köprü. Gün batımında Arno Nehri'nden bakmak ayrı bir keyiftir.
- Uffizi ve Accademia: Botticelli'den Michelangelo'nun Davut heykeline kadar Rönesans'ın başyapıtları. Müzeleri ayrıntılı anlattığımız İtalya müzeleri rehberine de göz atabilirsiniz.
Toskana kasabaları: Pisa, Siena ve San Gimignano
Floransa'yı merkez alıp günübirlik çıkışlarla Toskana'nın üç ünlü kasabasını görmek mümkündür.
Pisa denince akla gelen eğik kule, katedral ve vaftizhaneyle birlikte Mucizeler Meydanı'nda (Piazza dei Miracoli) yer alır. Ziyaret genellikle kısa sürer ama fotoğraf molası olmadan geçilmez.
Siena, deniz kabuğu biçimindeki Piazza del Campo meydanıyla tanınır. Yaz aylarında bu meydanda düzenlenen Palio at yarışı, kasabanın mahalleleri arasındaki köklü rekabetin simgesidir. Gotik katedrali de mutlaka görülmeli.
San Gimignano ise taş kuleleriyle Orta Çağ'dan kalmış bir kartpostal gibidir. Küçük olduğu için birkaç saatte rahatça dolaşılır; surların üzerinden Toskana tepelerine bakan manzara kasabanın asıl hediyesidir.
Napoli ve Pompeii: güneye kısa bir kaçamak
Pompeii, Vezüv Yanardağı'nın MS 79'daki patlamasıyla kül altında kalmış bir Roma kentidir. Sokakları, evleri, fırınları ve duvar resimleriyle antik dünyada gündelik hayatın nasıl aktığını görmenin nadir yollarından biridir. Rahat ayakkabı şarttır: zemin taş ve engebelidir, gölge azdır.
Napoli ise kalabalık, gürültülü ve son derece canlıdır. Pizzanın vatanı olarak bilinir; kısa bir duraklamada bile bir Napoli pizzası denemek neredeyse zorunludur.
Venedik: kanallar ve meydanlar
Venedik'te araba yoktur; şehir yürüyerek, vaporetto denen su otobüsleriyle ya da gondolla gezilir.
- San Marco Meydanı ve Bazilikası: Bizans etkili mozaikleriyle şehrin kalbi.
- Doçlar Sarayı ve İç Çekişler Köprüsü: Venedik Cumhuriyeti'nin yönetim merkezi.
- Rialto Köprüsü: Büyük Kanal üzerindeki en tanınmış köprü, çevresindeki pazarla birlikte.
Haritayı bir süreliğine kapatıp ara sokaklarda kaybolmak, Venedik'in turist kalabalığından uzak sakin köşelerini bulmanın en kolay yoludur.
Bologna: çoğu kişinin atladığı durak
Bologna, Batı dünyasının en eski üniversitelerinden birine ev sahipliği yapar ve kemerli sokakları (portici) ile tanınır. İtalyan mutfağının da önemli merkezlerinden biridir. Havalimanına ulaşım için geçilen bir şehir gibi görünse de kısa bir yürüyüş bile hak eder.
Bu durakları tek turda görmek
Klasik İtalya Turu 4 gece 5 günlük, otel konaklamalı bir programdır. Bologna üzerinden Floransa'ya ulaşılır, ikinci gün Floransa merkezli olarak Pisa, Siena ve San Gimignano programda yer alır. Üçüncü gün Roma'ya geçilir; Napoli ve Pompeii bu güne bağlı olarak planlanmıştır ve kesin kapsam teklif aşamasında yazılı olarak belirtilir. Dördüncü gün Venedik'e gidilir, son gün Bologna üzerinden dönülür.
İtalya'yı daha geniş bir Avrupa rotasının parçası olarak görmek isterseniz Büyük Avrupa Turu da Roma, Pisa ve Floransa'dan geçer. Kaç günün yeteceğini düşünüyorsanız İtalya'da kaç gün yeter yazımız size yol gösterebilir.
Sık sorulan sorular
İtalya'da ilk kez gidecek biri hangi şehirleri görmeli?
Roma, Floransa ve Venedik ilk ziyaret için temel üçlüdür. Vakit kalırsa Toskana kasabaları ile Pompeii, rotaya farklı dönemlerden derinlik katar.
Pisa'yı görmek için ne kadar zaman ayırmak gerekir?
Mucizeler Meydanı'ndaki kule, katedral ve vaftizhaneyi dışarıdan görmek için birkaç saat yeterlidir. Pisa genellikle Floransa'dan yapılan bir günlük programın parçası olarak gezilir.
Vatikan'ı gezmek için ayrı bir belge gerekir mi?
Vatikan Roma'nın içinde yer alır ve ziyaretçiler genellikle Roma'dan doğrudan geçer. Yine de İtalya seyahatiniz öncesinde vize ve giriş koşullarını ilgili ülkenin resmi kaynaklarından ve T.C. Dışişleri Bakanlığı'ndan kontrol edin.
Venedik'te gondola binmek şart mı?
Şart değil. Vaporetto ile Büyük Kanal boyunca yapılan bir yolculuk da şehri sudan görmenin keyifli ve pratik bir yoludur.
